S: Mevlâna İdris ile ne zaman ve nasıl karşılaştınız? Mevlâna İdris’in sizde nasıl bir karşılığı var?
Kardeşim Mevlâna İdris’le ilk defa 1986 yılının son günlerinde karşılaşmıştık. O yıllarda hukuk öğrenimi amacıyla İstanbul’a gelmişti. Bir akşam Merter’de oturduğumuz adreste ziyaret etti bizi. Geliş nedeni, Gökyüzü Yayınları’nın “Çocuklar İçin Şiir Ödülü”ydü. Beş ve dokuz yaşlarındaki iki oğlumla birkaç dakika içinde arkadaş oluvermesi ilgimi çekmişti. Mevlâna İdris’in şiir için doğmuş bir sanatçı olduğunu fark etmem kolay oldu. Çocuk edebiyatına yönelmesini önerince kabul etti. Alanın klasik ve kanonik kitaplarını okumaya yöneldi. Çocuklar için yazdığı şiirleri okudukça umutlandım. Şiir üzerine düşünmeye başlamış genç bir şairin çocuklar için kaleme aldığı Kuş Renkli Çocukluğum dosyası, en umut verici şiirlerden oluşuyordu. Seçici Kurul’da Cahit Zarifoğlu da vardı. Ancak 7 Haziran 1987’de vefat etmesi üzerine şiirlerini okuyamamıştı. Mevlâna İdris’in çocuk edebiyatı yolculuğu, birincilik ödülüne değer bir eser bulunmayan bu yarışmada ikincilik ödülü ile başladı.
Mevlâna İdris’in çocuk edebiyatı yazarlığı öne çıkmış olsa da önce şair olduğu unutulmamalı. Bu yüzden çocuk edebiyatı türlerinde yazdığı farklı metinler de şiire dâhildir. O hep şair kaldı, dünyayı umursamayıp şairane bir özgürlüğü seçti. Hiçbir okula sığmak istemedi. Hayat çemberi onun etrafında dönüp durduğu için aykırı göründü çoğu insana. Bunu hiç önemsemeden, gelecek kaygısı taşımadan yaşamayı bildi Mevlâna İdris.
S: Mevlâna İdris’in iyi bir sanatçı, iyi bir edebiyatçı olduğunu biliyoruz. Onun insanî yönü hakkında ne söylemek istersiniz? Zihninizde ve gönlünüzde nasıl bir Mevlâna İdris portresi var? Sanatçılığı ve insanlığı arasında nasıl bir ilişki vardı size göre?
Naifliği, nezaketiyle insanlara ve dünyaya mesafeli durmayı başaran bir dosttu. Özgün bir sanatçı olarak güven yurdu bir insandı. Çocuk Vakfı’nın kurulduğu yıllardan askere gidinceye kadar ilk çocuk ödevlerimizde emeği vardır. Hukuk öğrenimi almış olmasına rağmen o, çocuklardan yana taraf olmayı ve çocuk hakları savunuculuğunu seçti. Çocuk Vakfı’nın öncülüğünde ilk kez kurulan İstanbul Çocuk Meclisi’nin danışmanı ve yetişkin sözcülüğünü üstlendi. Ne yazık ki Türkiye, çocukları dinlemenin anlamını bilmeyen bir ülke olması nedeniyle bu çalışmaları kurumsal yapılara dönüştüremedik, dünya çocuklarına sesimizi duyuramadık İstanbul’dan.
Otuz altı yıllık bir kardeşliği şu kelimelerle anlatmak isterim: Önce çocuğa saygıya dayalı bir hayat anlayışı. Güven yurdu bir dost, canciğer bir kardeş. Sessiz ve hüzünlü bir şair. Dünya atlasında masumiyetin öldürüldüğü her yer için çırpınan şefkatli bir kalp ve gönüllü eylem insanı.
S: Sizce Mevlâna İdris, günümüz çocuk edebiyatının neresinde durmaktadır?
Çocuk edebiyatı, edebiyat ve sanat boyutu nedeniyle “poetika” alanına dâhil bir alan edebiyatıdır. Mevlâna İdris, şaire özgü içten bir bakışa dayalı çocuk edebiyatı poetikası ile çocuğu ve çocukluğu anlayan bir çocuk edebiyatı yazarıdır. Çocuklar için yazdığı şiirlerin temel karakteri; dili, estetik bir boyuta taşımış olmasıdır. Onun şiiri, doğal ortamda kozasını ören ve kanatlanıp uçuveren konuşkan bir kelebeğe benzer. Estetik-poetik dille yazılan çocuk edebiyatı, pedagojik dil ve anlatımdan öte bir anlam içerir. Estetik dil dizgesinin geliştirici yönü öndedir. Mevlâna İdris çocuk edebiyatı poetikası olan bir şairdir. Yazdığı metinlerin -deneme, hayal, mizah türleri dâhil- ortak karakteri, estetik dil ve poetika temeli olan bir edebiyatı olmasıdır. Bu yönüyle Mevlâna İdris, özgün bir çocuk edebiyatı yazarıdır. Günümüzde poetikası olan çok az sayıda çocuk edebiyatçılarımızdan biridir.
S: Mevlâna İdris’in beslenme kaynakları hakkında neler söylemek istersiniz?
Mevlâna İdris’in çocuk edebiyatı yazarlığında ana kaynak, çocuk ve çocukluktur. “Her doğan çocuktan izler taşıyorum/ Yorgun, ağlayan, susamı” dizeleri ile çocuğa yönelik şiirin, edebiyatın ve sanatın kozalarını örmeye başladığını düşünüyorum. Mevlâna İdris, şiiri ve çocuk edebiyatı çerçevesinde öncelikle kültür-medeniyet gerçekliğine dayalı kaynaklardan beslenmeyi tercih etmiş, dünya edebiyatını ilgiyle okumuş, kendi ifadesi ile “evrensel değerlere” açık bir zihniyet dünyasına sahipti. Çocuk edebiyatı yazarlığının kaynağı ise çocuk ve çocukluk kuramlarından önce çocuk ve çocukluktu. Çocuktan öğrenmeyi bilinçli olarak tercih ettiği bir felsefesi vardı. Çocukları kuşatan hayat çemberinin içine yönelerek bir edebiyat evreni oluşturmaya yöneldi. Son dönemde yayımladığı ÇETO dergisi ise genç kuşak çocuk edebiyatçıları için cesaretlendirici ve kaynak işlevini yerine getiren açık bir okul olmaya adaydı.
S: Mevlâna İdris’i diğer şair ve yazarlardan ayıran özellikler nelerdir? Ona özgü anlatım özelliklerinden söz eder misiniz?
Zamana karşı direnebilen her şair ve yazarın en belirgin özelliği, özgünlüktür. Mevlâna İdris’in çocuk edebiyatı yazarlığını, çocuğu anlamaya dayalı poetik cesaretle açıklayabiliriz. Poetik tutumu nedeniyle didaktik, biçimsel ve eğitsel gerçekçi yazarlardan ayrı bir yazarlık tutumunu benimser. Mevlâna İdris, sanatsal ve eleştirel gerçeklik tutumu ile önde bir çocuk edebiyatı yazarıdır. Bu yazarlık tutumuyla, sanat masallarının Saint-Exupéry’nin Küçük Prens’le akrabalığı vardır. Daha çok da mizah ve güler yüzlü anlatımıyla Gianni Rodari’yle akraba olduğunu söyleyebilirim.
Mevlâna İdris’in şiiri yalınlık ve ayrıntılar üzerine kurulmuş, inceliklere dayalı bir şiirdir. Çocuk edebiyatına yönelince şiiri daha geride kalmış gibi gözüktü… Çocuk edebiyatı yazarlığında ise yaş gruplarına yönelik yazarlık tercihine uzak durdu. Bu yönü ile ergin çocukların çocuk kitapları yazarı Cahit Zarifoğlu ile benzerlikler içerir. Her iyi edebiyat örneğinde olduğu gibi çocuk kitapları -tıpkı Küçük Prens’te olduğu gibi- iki katmanlıdır. Hem çocuk hem de yetişkin okuyabilir kitaplarını. Mevlâna İdris’in çocuk edebiyatı anlayışında bunu sağlayan ise çocuk bakışı ve okuru edebiyata dâhil eden ince mizah anlayışıdır. Mevlâna İdris bu yazarlığı, özgün hikâye-metin, özgün estetik dil-üslup ve anlatım-içeriğe uygun görsel sanat dili ve edebiyatın oluşumunda gerekli olan estetik yapı ile sağlamıştır.
S: Çocuk edebiyatına yönelmesi hakkında ne söylenebilir? Bu onun bir tercihi miydi, yoksa doğal akış mı ya da bir zorunluluk muydu?
Mevlâna İdris, iç çocuğuyla büyüyen ve safiyetini koruyan hakiki bir çocuktu. Çocuklarla arkadaş olarak yaşamaya bilinçli olarak karar vermişti. Yazı çalışmalarının toplamında ağırlık çocuk edebiyatı metinlerinden oluşur. Çocuk edebiyatı şair ve yazarlarımız arasında yazarak çocukluğunu koruyan yazarlar vardır. Şiirde ilk önemli ve poetikası olan şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca’dır. Dağlarca, Çocuk ve Allah ile çocukluğun metafiziğini şiirleştirmiş bir şairdir. Çocuklarda Dizisi’nde ise Konya’da geçen çocukluğunu betimlediği Göz Masalı kitabı dışında çocukluğunu şiire yansıtmamıştır Dağlarca. Mevlâna İdris, Kuş Renkli Çocukluğum şiir kitabında, kitabın başlığı ile sınırlı tutar çocukluğunu. Dondurmalı Matematik’teki şiirlerinde çocukluğuna değinmez. Yaşadığı çağın çocuk algısına göre dünya çocuklarının şiirine yönelir. 1987 Çocuk Edebiyatı Yıllığı’nda kendisiyle yaptığım söyleşide şiirde, “evrensel duyarlılığı yakalamak” istemişti ve bunu Türkçenin imkânlarıyla başarmıştı.
S: Onun çocuklara yönelik eserleri arasında şiiri, hikâyeyi, masalı, denemeyi, mizahı görüyoruz. Bildiğim kadarıyla roman kaleme almamış. Oysa roman da önemli bir tür. Bu konuda nasıl bir değerlendirme yapabilirsiniz?
Mevlâna İdris, çözümleyici bir algıya dayandığı, çocuk algısını yönlendirdiği ve masumiyeti ifşa ettiği gerekçesiyle tercih etmemiş olabilir roman türünü. Bu görüşüm, yazdığı Anayasa kitabının 8. maddesindeki, “Her yerde gülebilir çocuklar.” yaklaşımına dayanıyor. Oysa Mevlâna İdris, “Ben romantik bir adamım/ Romanlara bayılırım” diye yazmıştı yıllar önce. Mevlâna İdris, çocukların çocukluklarını özgürce yaşamalarını savunarak yetişkinlerin şekillendirdiği dünyayı eleştirir. Sanat masalları, çocuk bakışıyla yazılmış modern dünyanın mizaha dayalı eleştirisidir. Onun Anayasa’sına göre zorunlu eğitim 1 yıldır (Madde 41). Başka gerekçelerle de roman yazmamış olabilir. Kendini fantastik bir anlatıcı olarak konumlandırdığı için hikâye ve sanat masalı türlerini benimsemişti. Kanatlı zekâ atının sırtında yazdığı sanat masalı türlerinde insan, hayvan, eşya ve teknoloji tipleri ile modern fabl türünün özgün örneklerini kaleme almıştı. Sanat masallarında Beydeba ile akraba, Şehrazat’ın küçük kardeşi, La Fontaine’e hiç benzemez, çağdaş Aisopos’tur, masal ülkesinde Andersen’in komşusudur ve Marcel Aymé’nin arkadaşıdır Mevlâna İdris. Mevlâna İdris’in hayal okulunda her biri şiir ikliminde gerçekleşen ve dört diziden oluşan Tuhaf Adamlar, Acayip Hayvanlar, Başka Çocuklar ve Hayvanlar İşbaşında sanat masalları, Türkçede fantastik türün en iyi örnekleridir. Birsu Çeltek, Dağıstan Çetinkaya ve Ersin Şahin’in resimlediği bu dizilerin dünya çocuklarıyla buluşacakları günlerin yakın olmasını diliyorum.
S: Kendisi hakkında sorulan bir soruya verdiğiniz cevapta, “Şair yeteneğiyle doğduğu için hep şair kaldı, şiirin ikliminden uzaklaşmayan yaman bir çocuktu o. Belki de modern çağın son mistik çocuklarından biriydi.” diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Mevlâna İdris’in portresi metafizik boyutu vurgulanmadan eksik bir portredir. Çünkü o, çocukluğundan bu yana vahyin diline açık bir gönül ile yaşadı. Şairlerin sezgileri güçlüdür. Gerekli görürlerse ilhamı da çağırmayı bilirler. İçindeki çocukla büyüyen, ebedî çocukluğun hayat penceresi açık kalmış, inançlı ve hakiki bir çocuktu Mevlâna İdris. Kime benzerdi? Her gün öğretmenine bir çiçek götüren duygulu ve ince düşünceli Zeze’ye benzer Mevlâna İdris.
S: Mevlâna İdris hem toplumsal düzeyde hem de edebî muhitlerde yeterince tanınmış mıdır? Ya da şöyle sorayım, anlaşılmış mıdır?
Ne yazık ki çocuk edebiyatı poetikası olduğu hâlde, Mevlâna İdris, çok dar bir çevrede tanınıyor. Sınırlı bir “muhafazakâr” çevre dışında edebiyat ve çocuk edebiyatı kamusu Mevlâna İdris’ten habersizdi. Hayattayken kitapları okunmamıştı. Vefatından sonra edebiyat kamusu kitaplarına ilgi duyar mı? Değerlendirme yapmak için henüz çok erken. Çocuk edebiyatı ödevine yarım yüzyıl çalışmış bir yol arkadaşı ve okuru olarak şunları söylemek isterim: Mevlâna İdris, estetik dil boyutu ile çocuk dili kozasını örmüş, çocuk edebiyatı poetikası olan bir şair ve çocuk edebiyatçısıdır.
Bugün dünyada ve bizde okunan birçok dönem yazarı ve popüler çocuk edebiyatçısının çoğu, beş on yıl sonra okunmayacak. Fakat Mevlâna İdris, Türkçe çocuk edebiyatında yirmi beş hatta elli yıl sonra özgün bir çocuk şairi ve çocuk edebiyatı yazarı olarak çocuklar yanında yetişkinlerce de okunmaya devam edecek. Bunun nedeni çok açık: Mevlâna İdris’in estetik çocuk dili ile çocuğu ve çocukluğu anlayan, edebiyatının zenginliği ve anlatım evreniyle yaşadığımız çağın önemli çocuk edebiyatı yazarlarından birisi olmasıdır.
S: Eserlerinin önemli bir kısmının değişik dillere tercüme edildiğini biliyoruz. Bu durum, ülkemiz edebiyatı için ne anlama gelmektedir?
Türk çocuk edebiyatının öteki dillere çevrilmesinin tarihi yeni sayılır. Son çeyrek yüzyılda, yirmi kadar çocuk edebiyatı yazarımız arasında Mevlâna İdris’in kitapları da yer alıyor. Farklı dillere çevrilen kitap sayısı üç yüzü aşmış durumda. Buna karşılık şu sorunun cevabını bilmiyoruz: Çevirisi yapılan Türkçe çocuk kitapları okunuyor mu? Henüz bu konuda -TEDA destekli kitaplar da dâhil- somut hiçbir bilgimiz yok. Bu nedenle Türkçe çocuk edebiyatının henüz dünya çocuklarıyla buluştuğu söylenemez. Buna karşın en şanslı çocuk edebiyatı yazarları ise Mevlâna İdris gibi çocuk edebiyatı poetikası olan yazarlardır. Çocuk edebiyatı poetikası ile Mevlâna İdris, yerel değil doğmuş ve doğacak dünya çocuklarının yazarıdır. Sonuç olarak çeviri tek başına okunma nedeni sayılmaz. Çünkü beş yüz yıl boyunca sınır tanımayan Batı merkezli modern çocuk edebiyatı kuşatmasının oluşturduğu okuma kültürü geleneğinin egemen olduğu bir dünyaya doğuyor çocuklar.