Deneme

Batı Trakya Türk Edebiyatına Genel Bir Bakış

Batı Trakya Türkleri, Yunanistan’ın Türk azınlığa uyguladığı baskıcı tutumları karşısında bir var oluş mücadelesinin içine sürüklenir. Uygulanan baskılar karşısında Türkler, dinî değerleriyle millî benliğini koruyacak, millî kültürünü geliştirecek tedbirler almak zorunda kalır. Bu tedbirlerin başında dil gelir. Müberra KARADAYI Osmanlı Devleti’nin Balkanlara açılmasıyla yaklaşık 550 yıl Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinde kalan Batı Trakya bölgesi, Balkan Savaşı’ndan […]

Batı Trakya Türkleri, Yunanistan’ın Türk azınlığa uyguladığı baskıcı tutumları karşısında bir var oluş mücadelesinin içine sürüklenir. Uygulanan baskılar karşısında Türkler, dinî değerleriyle millî benliğini koruyacak, millî kültürünü geliştirecek tedbirler almak zorunda kalır. Bu tedbirlerin başında dil gelir.

Osmanlı Devleti’nin Balkanlara açılmasıyla yaklaşık 550 yıl Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinde kalan Batı Trakya bölgesi, Balkan Savaşı’ndan sonra 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’yla Yunanistan’ın hâkimiyetine bırakılır. Bu tarihten itibaren azınlık statüsünde yaşayan Batı Trakya Türkleri, Yunanistan’ın Türk azınlığa uyguladığı baskıcı tutumları karşısında bir var oluş mücadelesinin içine sürüklenir. Uygulanan baskılar karşısında Türkler, dinî değerleriyle millî benliğini koruyacak, millî kültürünü geliştirecek tedbirler almak zorunda kalır. Bu tedbirlerin başında dil gelir.

Dil, bir toplumun kültürünün hem aynası hem de aktarıcısıdır. Dil aynı zamanda edebiyatın temeli, edebiyat ise bir milletin ruhudur. Edebiyat bir milletin bütünlüğü ve devamlılığı için elzemdir.[1]

Batı Trakya Türkleri tüm baskılara rağmen anadilleri Türkçeyi korur, konuşulan dili edebiyatla zenginleştirir,  kültür aktarımını günümüze değin sürdürmeyi başarır.

Osmanlı Devleti’nin bölgedeki hâkimiyetini kaybetmesiyle azınlık statüsünde yaşamaya başlayan Batı Trakya Türkleri, Yunan devletinin uyguladığı baskılar karşısında azınlık olmanın sıkıntılarını, zorluklarını derinden hisseder. Yönetim değişikliği, artan baskılar, iç savaş, göç, Alman İstilası, Bulgar zulmü gibi paradigma değişiklikleri Batı Trakyalı şair ve yazarların duygu ve düşüncelerini de etkiler, derin tesirler bırakır.

1923 öncesinde Batı Trakya Türk Edebiyatı hakkında bir edebiyattan bahsetmek pek mümkün değildir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında Batı Trakya bir kültür merkezi konumunda olmadığından yazılı bir edebiyattan bahsetmek zordur.[2]

1923’ten günümüze kadar Batı Trakya’da oluşan sözlü ve yazılı edebiyat “Batı Trakya Türk Edebiyatı” olarak tanımlanır.[3] Edebî faaliyetlerin sözlü olarak devam ettiği bu dönemde, kayda değer ilk yazılı edebiyat eserleri Mehmet Hilmi’nin Yeni Ziya ve Yeni Adım gazetelerinde yayımlanan hikâyeleriyle sürgün hatıralarıdır.

1960 ile 1980 yılları arasında, anavatan Türkiye’de eğitim gören bir grup genç öğretmenin geri döndükten sonra şiir, hikâye ve roman türlerinde edebî ürünler vermesiyle batı Trakya Türk edebiyatı bir canlanma dönemine girer. Rahmi Ali, Mustafa Tahsinoğlu, Mücahit Mümin, Mehmet Çolak, Hüseyin Alibabaoğlu, Refika Nazım vb. isimlerin edebî çabalarıyla zenginleşen bu dönem, “Öğretmen Şairler Dönemi” olarak bilinir. En çok şiir türünde eser verilir. Şiirler, dönemin gazete vedergilerinde yayımlanır. Öğretmen Şairler’in yanında Asım Haliloğlu, Batı Trakya’nın “Milli Şairi” olarak bilinen Alirıza Saraçoğlu ve Hüseyin Mazlum gibi şairler de yer alır. Hüseyin Mazlum’un Aşıkların Şahı Benim (1976) adlı şiir kitabı, Çağdaş Batı Trakya Türk Şiiri’nin yayımlanan ilk şiir kitabı olma özelliğini taşır.[4]

Aynı dönemde Mehmet Arif”in (Kemal Şevket Batıbey) Ve Bulgarlar Geldi ile Üzeyir Ağa (1971) adlı, Yunan ve Bulgar zulmünü anlattığı romanları edebî açıdan büyük önem taşır.

Batı Trakya’da çocuk edebiyatı kültürel kimliğin korunması bağlamında bir araç olmayı üstlenir. Rahmi Ali’nin dergilerde ve azınlık basınında yazdığı yazıların ve hikayelerin yanısıra çocuklar için yazdığı hikayeler Ay ile Güneş (1982) adlı kitapta toplanır ve yayımlanan ilk çocuk kitabı olma özelliğini taşır. Batı Trakya Türk çocuk edebiyatına önemli katkılar sunan Hüseyin Alibabaoğlu’nun da Durdur ile Kurkur (1982) adlı masal kitabı, Tohum adlı çocuk şiirleri kitabı yayımlanır. Çocuklarda millî ruhu canlı tutan şiirleriyle şair Aliriza Saraçoğlu’nun Yarınlar Sizin Olacak adlı şiir kitabı da yayımlanan ilk eserler arasında yer alır. [5]

1980 ile 1990 yılları arasında durgunluk dönemine giren Batı Trakya Türk edebiyatı, 1990’dan sonra genç şairler kuşağının gelmesiyle yeni bir canlılık yaşamaya başlar. Çoğu Türkiye’de öğrenim görmüş üniversite mezunu bu gençler, çağdaş Türk edebiyatının etkisi altında Batı Trakya’da bir edebiyat ortamı oluşturma çalışmalarına girişir. Bu isimler arasında Nalan Saraçoğlu, Sevkan Tahsinoğlu, İbrahim Baltalı, Mehmet Dükkancı, Vildan Serdar ve ismini sayamadığım birçok kalem ikinci kuşak şairlerinin başında bulunur. Genç şairler, dönemindergi ve gazetelerinde şiirler yayımlayarak Batı Trakya Türk şiirine katkı sunar. Şairler şiirlerini Batı Trakya dışında Bulgaristan, Yugoslavya ve Azerbaycan gibi ülkelerde de yayımlayarak Batı Trakya Türk şiirinin sesini uluslararası düzeyde duyururlar.

1980’li yıllara kadar şairler yazdığı şiirlerde millî kimlik konusu, Atatürk sevgisi, Yunan devletinin azınlığa uyguladığı baskılar, azınlığın sıkıntıları, eğitimdeki sorunlar, göç, dini değerler, çocuk-aile, ölüm, barış, aşk ve tabiat gibi temaları işleyerek duygu ve tahayyüllerini şiirlerine döker. Genç kuşak şairleri şiirlerinde Batı Trakya sevgisi, azınlık sorunları, millî duygularını, örf ve adetlerine bağlılıklarını, dünyanın olumsuzluklarını haykırarak, insan hakları, savaş karşıtlığı, çevre problemleri, aşk ve sevgi gibi temalara yer vermişlerdir. İkinci kuşak şairlerinde yeni edebî yaklaşımlar belirmiş, şiirin daha sanatsal bir form kazandığı görülür.

Batı Trakya Türk Şiiri’ne bakıldığında, şairler şiirlerinde yöresel bazı kelimelere yer vermiş olsalar da duygu ve düşüncelerini Türkiye Türkçesiyle yalın, açık bir dille aktarır. İlk dönemlerde yazılan bazı şiirlerde Osmanlıcanın da kullanıldığı görülür. Bazı şairlerin şiirlerindeyse halk edebiyatı etkisi daha baskındır. Şiirlerin biçim özelliklerine bakıldığında, ilk dönemlerde aruz, hece ve serbest nazmın kullanıldığını, son yıllarda şiirlerin daha çok serbest nazımla yazıldığı görülür. Bunun yanısıra halk dilindeki türkü, mani, ninni, masal, bilmece, atasözü vs. sözlü edebî geleneğin de devam ettiği görülür. Ancak halk edebiyatı alanının yeterince araştırma konusu olmadığı belirtmek gerekir. [6]

Batı Trakya Türk edebiyatının en köklü edebî türü şiir olsa da, 2000’li yıllardan sonra roman türünde de eserler verilir. Tevfik Hüseyinoğlu’nun Meslek Borcu (2001), Vildan Serdar’ın Sabahsız Geceler (2012) ve Aşk ve Göç (2016) romanları akıcı bir dille yazılan, sürükleyici öğelerle bezenmiş toplumsal olguları konu alan eserlerdir.

Son yıllarda Batı Trakya Türk edebiyatında şiir ilgisinin daha da arttığı, genç kalemlerin çoğaldığı gözlemlenir.  Ayrıca şiirde duyarlık daha çok hayata, sanata, estetik kaygılara ve metafizik ürpertilere yönelmiş görünüyor. Genç kalemler şiirlerini Batı Trakya’da Öğretmenin Sesi, Pusula, Fiyaka dergilerinde ve yurtdışında başta Türkiye olmak üzere farklı ülkelerde yayınlanan dergilerde yayımlama imkânı bulurlar. Batı Trakya Türk edebiyatı son dönem genç kalemlerinden Hüseyin Mehmet’in öyküleri (Kalanlara, 2023) Müberra Karadayı (Güneşe Yakın, 2023) ve Ayşe Adem’in (Kuşa Benzeme Oyunu, 2023) şiirleri, deneme türünde verilen eserler, edebî değeri yüksek metinler üreten genç kalemlerle zenginleşmeye devam ediyor.

 Sürekli gelişen, derinleşen ve atılım yapan Batı Trakya Türk edebiyatının en belirgin beslenme kaynağı, anavatan Türkiye’yle çok yönlü kültürel bağlarla, Türkiye’de yayımlanan edebî eserlere duyulan ilgi, edebiyat çevreleriyle kurulan yakın ilişkilerdir.

Zaman içerisinde işlevsiz bir duruma getirilmesi yönünde Türkçe’nin sürekli olarak karşılaştığı kısıtlamalara rağmen, Batı Trakya’da Türkçe hayatiyetini korumakta ve kültürel işlevini sürdürmektedir.


[1]Kaplan, Mehmet (2002), Kültür ve Dil, İstanbul: Dergah Yayınları

[2]Amet, Nermin (2019), Batı Trakya Türk Şairlerinin Duygu ve Düşünce Dünyası, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler  Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Edirne

[3]Sağlam, Feyyaz (1990), Batı Trakya Türkleri Çocuk Edebiyatı, İzmir: Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Yayınları

[4]Sağlam, Feyyaz (1995), Yunanistan’da (Batı Trakya’da) Çağdaş Türk Şiir Antolojisi, İzmir: Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Yayınları

[5]Ali, Rahmi (2015), Batı Trakya’da Türk Edebiyatına Gönül Verenler, Ankara: Bengü Yayınları

[6]Amet, Nermin (2019), Batı Trakya Türk Şairlerinin Duygu ve Düşünce Dünyası, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler  Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Edirne

Bu Eseri Paylaş
Editörün Seçtikleri